Muris muvazaası, miras bırakan kişinin (muris), mirasçılarının miras hakkını azaltmak veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla taşınmazını gerçekte bağışlamak istediği halde, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi farklı bir işlem yapmış gibi göstermesidir.
Başka bir ifadeyle muris muvazaası; görünürde yapılan işlemin gerçek iradeyi yansıtmaması ve işlemin esas amacının mirasçılardan mal kaçırmak olmasıdır.
Türk hukukunda muris muvazaası davaları genellikle tapu iptal ve tescil davası şeklinde açılmaktadır.
Muris muvazaası nedeniyle açılan uyuşmazlıklar çoğu zaman tapu iptal ve tescil davası kapsamında değerlendirilmektedir. Konuya ilişkin dava şartları, ispat yöntemleri ve yargılama süreci hakkında detaylı bilgi için "Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir? Nasıl Açılır?" başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bir işlemin muris muvazaası olarak kabul edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
Tapu kayıtlarında taşınmazın satış yoluyla devredildiği görülmektedir. Ancak tarafların gerçek amacı satış değildir.
Muris, taşınmazı aslında bağışlamak istemekte ancak diğer mirasçıların dava açmasını zorlaştırmak amacıyla işlemi satış gibi göstermektedir.
Yargıtay uygulamalarına göre muvazaanın temel amacı diğer mirasçıların miras paylarını azaltmak veya ortadan kaldırmak olmalıdır.
Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
Baba tarafından taşınmazın yalnızca bir çocuğa devredilmesi,
Satış bedelinin gerçekte hiç ödenmemesi,
Taşınmazın piyasa değerinin çok altında bir bedelle devredilmesi,
Miras bırakanın taşınmazı devretmesine rağmen kullanmaya devam etmesi,
Banka hareketlerinde herhangi bir ödeme kaydının bulunmaması.
Örneğin 15 milyon TL değerindeki bir taşınmazın tapuda 500 bin TL bedelle devredilmiş görünmesi ve bu bedele ilişkin banka kayıtlarının bulunmaması, muris muvazaası iddiasını güçlendiren önemli deliller arasında kabul edilmektedir.
Bu davayı;
Saklı pay sahibi mirasçılar,
Yasal mirasçılar,
Tereke üzerinde hak sahibi olan mirasçılar
açabilmektedir.
Taşınmazın muvazaalı şekilde devredildiğini iddia eden mirasçılar, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmaktadır.
Mahkemeler tarafından özellikle aşağıdaki hususlar incelenmektedir:
Tapu kayıtları,
Banka hesap hareketleri,
Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği,
Tanık beyanları,
Tarafların ekonomik durumları,
Taşınmazın gerçek piyasa değeri,
Murisin yaşı ve sağlık durumu,
Aile içi ilişkiler.
Özellikle banka transfer kayıtlarının bulunmaması ve satış bedelinin elden ödendiği yönündeki savunmalar, tek başına çoğu zaman yeterli görülmemektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.
Bu nedenle miras bırakanın ölümünden yıllar sonra dahi dava açılması mümkündür.
Mahkeme tarafından muvazaanın tespit edilmesi halinde;
Tapu kaydı iptal edilir,
Taşınmaz terekeye geri döner,
Miras payları oranında mirasçılar adına tescil işlemi yapılır.
Bu nedenle muris muvazaası davaları, miras hukukunun ekonomik değeri en yüksek dava türlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Özellikle büyükşehirlerde taşınmaz değerlerinin artmasıyla birlikte muris muvazaasına dayalı davalarda önemli artış yaşanmaktadır.
Ankara'da özellikle Çankaya, Yenimahalle, Etimesgut ve Sincan ilçelerinde mirastan mal kaçırma iddialarına dayalı tapu iptal ve tescil davaları uygulamada sıklıkla görülmektedir.
Bu nedenle uyuşmazlığın başlangıç aşamasında tapu kayıtlarının, banka hareketlerinin ve miras bırakanın ekonomik durumunun detaylı şekilde incelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Miras ve taşınmaz uyuşmazlıklarında sürecin teknik yapısı nedeniyle alanında deneyimli bir Ankara gayrimenkul avukatı, Etimesgut gayrimenkul avukatı veya Sincan gayrimenkul avukatı desteği alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Muris muvazaası, görünürde satış gibi gösterilen ancak gerçekte bağış niteliğinde olan ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıyan işlemleri ifade etmektedir.
Özellikle yüksek değerli taşınmazların bulunduğu miras uyuşmazlıklarında dava stratejisinin doğru belirlenmesi, banka kayıtlarının incelenmesi ve tanık delillerinin etkin şekilde kullanılması davanın sonucu üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.
Bu nedenle mirastan mal kaçırıldığı düşünülüyorsa, vakit kaybedilmeksizin hukuki değerlendirme yapılması ve gerekli dava sürecinin başlatılması önem taşımaktadır.
Merhaba! 👋 İşpak Hukuk Bürosu'na hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?
ŞimdiHızlı Sorular: