Miras bırakanın ölümünden sonra terekeye dahil bir konutun mirasçılardan yalnızca biri tarafından kullanılması, uygulamada sık karşılaşılan miras ve gayrimenkul uyuşmazlıklarından biridir.
Örneğin anne veya babadan kalan evde kardeşlerden biri yaşamaya devam ederken diğer mirasçılar taşınmazdan hiçbir şekilde yararlanamıyor olabilir. Bu durumda diğer mirasçılar, evde oturan mirasçının taşınmazı kullanmaya devam edip edemeyeceğini, evden çıkarılmasının mümkün olup olmadığını ve geçmiş dönem kullanımı nedeniyle ecrimisil talep edilip edilemeyeceğini merak etmektedir.
Ancak miras kalan taşınmazda oturan bir mirasçının hukuki durumu, taşınmazda hiçbir hakkı bulunmayan üçüncü bir kişinin durumuyla aynı değildir.
Bu nedenle “Miras kalan evde oturan kardeş doğrudan çıkarılabilir.” veya “Evde tek başına oturduğu için mutlaka kira ödemek zorundadır.” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
Miras bırakanın ölümüyle birlikte miras bir bütün olarak mirasçılara geçmektedir.
Birden fazla mirasçı bulunması hâlinde paylaşmaya kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı meydana gelir ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar.
Dolayısıyla miras kalan ev bakımından yalnızca bir mirasçının fiilen taşınmazda oturması, kural olarak o mirasçının taşınmazın tek sahibi olduğu anlamına gelmez.
Diğer mirasçıların da mirasçılık sıfatlarından kaynaklanan hakları bulunmaktadır.
Mirasçılardan birinin miras kalan evde tek başına oturuyor olması tek başına hukuka aykırı kullanım anlamına gelmez.
Özellikle diğer mirasçıların bu kullanıma uzun süre itiraz etmemesi veya taşınmazın kullanımına ilişkin mirasçılar arasında bir anlaşmanın bulunması durumunda somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte bir mirasçının taşınmazı kullanması, diğer mirasçıların miras ortaklığından kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmaz.
Diğer mirasçıların da taşınmazdan yararlanmak istemesi veya ortaklığın sona erdirilmesini talep etmesi hâlinde farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu sorunun cevabı somut olayın mülkiyet yapısına ve talep edilen hukuki sonuca göre değişmektedir.
Evde oturan kişi de taşınmaz üzerinde miras hakkına sahip olduğundan, herhangi bir hakkı bulunmayan üçüncü kişi gibi değerlendirilmesi her durumda mümkün değildir.
Ancak bir mirasçının taşınmazı diğer mirasçıların haklarını tamamen dışlayacak biçimde kullanması hâlinde diğer mirasçıların mülkiyet ve kullanım haklarının korunmasına yönelik talepleri gündeme gelebilir.
Somut olayın özelliklerine göre el atmanın önlenmesi, mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi gibi farklı hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle “evden çıkarma” talebinin hangi hukuki sebebe dayandırılacağı önem taşımaktadır.
Ecrimisil, genel olarak bir taşınmazın hak sahibinin rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanılması nedeniyle talep edilen haksız işgal tazminatını ifade etmektedir.
Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda ise konu daha özelliklidir.
Mirasçılardan birinin ortak taşınmazı tek başına kullanması, diğer mirasçıların her durumda otomatik olarak ecrimisil talep edebileceği anlamına gelmez.
Taşınmazdan yararlanmak isteyen diğer mirasçının kullanım hakkının engellenip engellenmediği ve ecrimisil talebinin diğer şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.
Gerekli koşulların bulunması hâlinde miras kalan taşınmazı tek başına kullanan mirasçıdan ecrimisil talep edilmesi mümkündür.
Ancak yalnızca;
“Kardeşim annemden kalan evde oturuyor, ben oturmuyorum.”
denilmesi her durumda ecrimisil için yeterli değildir.
Paydaşlar ve mirasçılar arasındaki ecrimisil uyuşmazlıklarında, kural olarak ecrimisil isteyen kişinin taşınmazdan yararlanmak istediğini karşı tarafa bildirmiş olması önem taşımaktadır.
Uygulamada bu durum intifadan men olarak ifade edilmektedir.
İntifadan men, ortak taşınmazdan yararlanmak isteyen hak sahibinin, taşınmazı kullanan diğer hak sahibine kendi kullanım talebini bildirmesi ve mevcut kullanım biçimine karşı çıkması olarak açıklanabilir.
Başka bir ifadeyle diğer mirasçının;
“Ben de bu taşınmazdan yararlanmak istiyorum.”
veya uyuşmazlığın niteliğine göre taşınmazın tek başına kullanılmasına rıza göstermediğini ortaya koyması önem taşıyabilir.
Ecrimisil taleplerinde intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
İntifadan menin belirli bir şekle bağlı olup olmadığı ve nasıl ispatlanacağı somut olay bakımından önem taşır.
Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, kullanım talebinin ve bu talebin karşı tarafa ulaştığının ispatı bakımından güçlü bir delil oluşturabilir.
Ancak uyuşmazlığın özelliklerine göre dava, icra takibi veya taraflar arasındaki diğer işlemler de değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bu nedenle ecrimisil talep edilmeden önce intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Hayır. İntifadan men kuralının uygulamada kabul edilen istisnaları bulunmaktadır.
Taşınmazın niteliği, kullanım biçimi, taraflar arasındaki önceki hukuki süreçler ve somut olayın diğer özellikleri nedeniyle bazı durumlarda ayrıca intifadan men koşulu aranmayabilir.
Bu nedenle mirasçılar arasındaki her ecrimisil uyuşmazlığında otomatik olarak “ihtarname yoksa ecrimisil alınamaz” sonucuna varılması doğru değildir.
Somut olayın Yargıtay uygulamasında kabul edilen istisnalardan birine girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Mirasçılar arasındaki ecrimisil taleplerinde başlangıç tarihinin belirlenmesi önemlidir.
İntifadan men koşulunun arandığı bir uyuşmazlıkta, diğer mirasçının taşınmazdan yararlanma talebinin karşı tarafa ulaştığı tarih ecrimisil döneminin belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ancak intifadan men koşulunun aranmadığı istisnai durumlarda değerlendirme farklılaşabilir.
Bu nedenle ecrimisilin hangi tarihten itibaren talep edilebileceği her uyuşmazlık bakımından ayrıca belirlenmelidir.
Ecrimisil miktarı belirlenirken taşınmazın niteliği, kullanım biçimi, bulunduğu bölge, kullanım dönemi ve ekonomik koşullar dikkate alınabilir.
Konut niteliğindeki taşınmazlarda emsal kira bedelleri değerlendirmede önem taşıyabilir.
Yargılama sırasında taşınmaz üzerinde keşif yapılması ve bilirkişi incelemesine başvurulması mümkündür.
Mirasçının talep edebileceği miktar bakımından kendi miras veya mülkiyet hakkının kapsamı da dikkate alınır.
Hayır.
Ecrimisil talebi ile ortaklığın sona erdirilmesi birbirinden farklı hukuki sonuçlara yöneliktir.
Ecrimisil talebinin amacı, şartları bulunuyorsa geçmiş dönemde taşınmazın kullanımından kaynaklanan tazminatın talep edilmesidir.
Taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi isteniyorsa mirasın paylaşılması veya koşulları varsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) yolunun değerlendirilmesi gerekir.
Ortaklığın giderilmesi davasının şartları, arabuluculuk ve satış süreci hakkında ayrıntılı bilgi için “Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/ortakligin-giderilmesi-izale-i-suyu-davasi-nedir-nasil-acilir-2026
Mirasçılardan Biri Evi Satmak İstiyor, Diğeri İstemiyorsa Ne Olur?
Mirasçıların taşınmazın geleceği konusunda anlaşamaması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.
Bir mirasçının taşınmazın satılmasını istememesi, ortaklığın her durumda süresiz olarak devam edeceği anlamına gelmez.
Uyuşmazlığın niteliğine göre mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulması mümkün olabilir.
Miras kalan ev, arsa veya diğer taşınmazların mirasçılar arasında nasıl paylaşılabileceği hakkında ayrıntılı bilgi için “Miras Kalan Taşınmaz Nasıl Paylaşılır? Mirasçılar Anlaşamazsa Ne Olur?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/miras-kalan-tasinmaz-nasil-paylasilir-mirascilar-anlasamazsa-ne-olur-2026
Miras Kalan Evin Satışında 2026 Düzenlemesi
Miras yoluyla edinilmiş taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında 2026 yılında önemli bir düzenleme kabul edilmiştir.
Yeni düzenlemenin koşullarını taşıyan taşınmazlarda satış suretiyle ortaklığın giderilmesi hâlinde ilk artırmanın malik mirasçılar arasında gerçekleştirilmesine ilişkin özel bir sistem getirilmiştir.
Yeni satış sisteminin hangi taşınmazları kapsadığı ve ilk artırmaya kimlerin katılabileceği hakkında ayrıntılı bilgi için “Miras Kalan Taşınmazların Satışında Yeni Düzenleme (2026): İlk Artırma Mirasçılar Arasında mı?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/miras-kalan-tasinmazlarin-satisinda-yeni-duzenleme-2026-ilk-artirma-mirascilar-arasinda-mi
Evde Oturan Mirasçı Yıllardır Masrafları Tek Başına Ödüyorsa Ne Olur?
Taşınmazı kullanan mirasçının emlak vergisi, zorunlu giderler, bakım veya taşınmazın korunmasına ilişkin masrafları karşılamış olması uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Bu tür giderlerin bulunması, tek başına diğer mirasçıların mülkiyet veya miras haklarını ortadan kaldırmaz.
Ancak yapılan giderlerin niteliğine göre mirasçılar arasındaki hesaplaşmada çeşitli alacak ve mahsup talepleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle taşınmaz için yapılan ödemelere ilişkin makbuz, banka kaydı ve diğer belgelerin saklanması önem taşımaktadır.
Ankara'da miras yoluyla intikal eden konut, arsa ve diğer taşınmazların mirasçılardan biri tarafından tek başına kullanılması çeşitli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
Çankaya, Yenimahalle, Etimesgut ve Sincan gibi ilçelerde bulunan miras taşınmazları bakımından da mirasçıların kullanım, paylaşım ve satış konularında anlaşamaması mümkündür.
Bu tür uyuşmazlıklarda tapu kaydı, mirasçılık belgesi, taşınmazın kullanım biçimi, diğer mirasçıların kullanıma itiraz edip etmediği ve varsa ihtarnameler birlikte değerlendirilmelidir.
Ecrimisil, el atmanın önlenmesi, mirasın paylaşılması ve ortaklığın giderilmesi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabileceğinden somut uyuşmazlığa uygun hukuki yolun belirlenmesi önem taşımaktadır.
Mirasçının ortak taşınmazda tek başına oturması kendiliğinden kira ilişkisi oluşturmaz. Ancak gerekli şartların oluşması hâlinde diğer mirasçıların ecrimisil talebi gündeme gelebilir.
Evde oturan kişinin de miras hakkının bulunması nedeniyle durum, taşınmazı hiçbir hakkı olmadan kullanan üçüncü kişiden farklıdır. Somut olaya göre el atmanın önlenmesi, paylaşma veya ortaklığın giderilmesi gibi hukuki yollar değerlendirilebilir.
Her durumda noter ihtarnamesi gönderilmesi gerektiği söylenemez. Ancak intifadan men koşulunun arandığı durumlarda kullanım talebinin ve bunun karşı tarafa ulaştığının ispatı önemlidir. Noter ihtarnamesi bu hususun ispatında kullanılabilecek yöntemlerden biridir.
Ecrimisilin hangi dönem için talep edilebileceği; zamanaşımı, intifadan menin gerçekleştiği tarih ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Gerekli koşulların oluşması hâlinde ecrimisil talebi gündeme gelebilir. Ancak yalnızca bir mirasçının taşınmazda oturması, diğer mirasçı lehine kendiliğinden tazminat doğurmaz.
Hayır. Ecrimisil bir tazminat talebidir. Taşınmazın paylaşılması veya ortaklığın sona erdirilmesi için farklı hukuki yolların değerlendirilmesi gerekir.
Miras kalan evin mirasçılardan biri tarafından tek başına kullanılması, diğer mirasçılar bakımından otomatik olarak ecrimisil hakkı doğurmaz. Evde oturan kişinin de mirasçı olması nedeniyle uyuşmazlığın paydaşlar ve mirasçılar arasındaki kullanım ilişkisi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Ecrimisil talep edilebilmesi bakımından taşınmazın kullanım biçimi, diğer mirasçıların taşınmazdan yararlanmasının engellenip engellenmediği, intifadan men koşulunun aranıp aranmadığı ve varsa bu koşulun hangi tarihte gerçekleştiği önem taşımaktadır.
Amaç yalnızca geçmiş dönem kullanım bedelinin talep edilmesi değil, taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi ise mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi gibi farklı hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle miras kalan taşınmazlarda kullanım, ecrimisil ve paylaşım uyuşmazlıkları somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.
Merhaba! 👋 İşpak Hukuk Bürosu'na hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?
ŞimdiHızlı Sorular: