Bir kişinin vefatıyla birlikte miras bırakanın malvarlığı mirasçılarına geçmektedir. Tereke içerisinde ev, arsa, tarla, iş yeri veya başka bir taşınmaz bulunması hâlinde bu taşınmazlar üzerinde birden fazla mirasçının hak sahibi olması mümkündür.
Mirasçıların taşınmazın satılması, kullanılması veya paylaşılması konusunda anlaşması hâlinde süreç çoğu zaman uyuşmazlık çıkmadan sonuçlandırılabilir. Ancak mirasçılardan birinin taşınmazı satmak istememesi, taşınmazı tek başına kullanması veya paylaşım şekli konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde hukuki uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Bu nedenle miras kalan taşınmazın nasıl paylaşılacağı, mirasçıların anlaşması veya anlaşamaması durumuna göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Miras bırakanın ölümüyle birlikte miras, kanun gereği mirasçılara geçer.
Birden fazla mirasçının bulunması hâlinde paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekeye ilişkin bir miras ortaklığımeydana gelir. Mirasçılar, terekeye elbirliğiyle sahip olurlar.
Bu nedenle miras kalan taşınmaz bakımından yalnızca tapuda miras bırakanın adının bulunmasına bakılarak değerlendirme yapılması yeterli değildir.
Öncelikle mirasçıların kim olduğu ve miras paylarının belirlenmesi gerekir.
Mirasçıların anlaşması hâlinde mirasın paylaşılması farklı şekillerde gerçekleştirilebilir.
Örneğin tereke içerisinde birden fazla taşınmaz bulunuyorsa mirasçılardan biri belirli bir taşınmazı alırken diğer mirasçı başka bir taşınmazı alabilir.
Taşınmazlardan birinin değerinin daha yüksek olması hâlinde mirasçılar arasındaki değer farkının para ödenerek dengelenmesi de gündeme gelebilir.
Mirasçıların tamamının anlaşması, uyuşmazlığın mahkemeye taşınmadan çözülebilmesi bakımından önemlidir.
Ancak mirasın paylaşılmasına ilişkin işlemlerde taşınmazların niteliği, paylaşma sözleşmesinin şekli ve tapuda yapılması gereken işlemler ayrıca dikkate alınmalıdır.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, mirasçılardan bazılarının taşınmazın satılmasını istemesine rağmen diğerlerinin satışa karşı çıkmasıdır.
Örneğin üç kardeşe miras kalan bir evde iki kardeş taşınmazı satmak isterken üçüncü kardeş satışa izin vermeyebilir.
Mirasçıların kendi aralarında anlaşamaması, ortaklığın süresiz şekilde devam etmek zorunda olduğu anlamına gelmez.
Kanundaki koşullar çerçevesinde mirasçılardan biri paylaşmanın gerçekleştirilmesini talep edebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre mirasın paylaşılması veya taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesine yönelik hukuki yollar gündeme gelebilir.
Birden fazla mirasçının bulunduğu durumlarda sıkça sorulan sorulardan biri şudur:
“Ben satmak istiyorum ancak kardeşim satmak istemiyor. Ne yapabilirim?”
Mirasçıların tamamının anlaşmasıyla gerçekleştirilecek olağan satış işlemlerinde gerekli irade birliği sağlanamadığında taşınmazın doğrudan satılması mümkün olmayabilir.
Ancak bir mirasçının satışa veya paylaşıma karşı çıkması diğer mirasçıların hukuki yollara başvurmasını tamamen engellemez.
Somut olayın özelliklerine göre ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) veya mirasın paylaşılmasına ilişkin dava gündeme gelebilir.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?
Ortaklığın giderilmesi davası, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu mallardaki ortaklığın sona erdirilmesini sağlayan hukuki yollardan biridir.
Mirasçılardan her biri, kanunda veya sözleşmede ortaklığın devamını gerektiren bir durum bulunmadıkça mirasın paylaşılmasını talep edebilir. Terekeye dahil malların aynen paylaştırılması mümkün olabileceği gibi, aynen paylaşmanın mümkün olmadığı durumlarda satış yoluyla paylaşım da gündeme gelebilir.
Miras kalan taşınmaz üzerindeki ortaklığın hangi yöntemle sona erdirileceği; taşınmazın niteliği, mülkiyet durumu ve somut uyuşmazlığın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.Özellikle bir apartman dairesi gibi fiziksel olarak bölünmesi mümkün olmayan taşınmazlarda satış yoluyla ortaklığın giderilmesi uygulamada önem kazanmaktadır.
Ortaklığın giderilmesi davasının şartları, görevli mahkeme, arabuluculuk ve satış süreci hakkında ayrıntılı bilgi için “Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/ortakligin-giderilmesi-izale-i-suyu-davasi-nedir-nasil-acilir-2026
Miras Kalan Ev Mahkeme Yoluyla Satılabilir mi?
Koşulları oluştuğunda miras kalan taşınmazın satış yoluyla paylaşılması mümkündür.
Ancak mahkemeye başvurulması her durumda doğrudan satış kararı verileceği anlamına gelmez.
Taşınmazın aynen paylaşılmasının mümkün olup olmadığı ve uyuşmazlığın hukuki niteliği değerlendirilir.
Taşınmazın aynen paylaşılması mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi gündeme gelebilir.
Satış sonucunda elde edilen bedel, hak sahiplerinin payları doğrultusunda dağıtılır.
Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekmektedir.
Bu nedenle doğrudan dava açılması yerine öncelikle arabuluculuk sürecinin yürütülmesi gerekir.
Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların taşınmazın paylaşılması, satılması veya mirasçılardan birine bırakılması konusunda anlaşmaları mümkün olabilir.
Anlaşma sağlanamaması hâlinde ise gerekli şartların bulunması durumunda dava yoluna başvurulabilir.
Miras kalan taşınmazın mirasçılardan biri tarafından tek başına kullanılması da uygulamada önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Örneğin kardeşlerden biri miras kalan evde uzun süredir otururken diğer mirasçılar taşınmazdan hiçbir şekilde yararlanamıyor olabilir.
Bu durumda yalnızca taşınmazın paylaşılması değil, somut olayın şartlarına göre kullanım nedeniyle ortaya çıkan başka hukuki talepler de gündeme gelebilir.
Özellikle ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebinin koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Her tek başına kullanım otomatik olarak ecrimisil ödenmesini gerektirmediğinden, diğer mirasçıların taşınmazdan yararlanmasının engellenip engellenmediği ve somut olayın diğer özellikleri incelenmelidir.
Miras ortaklığında terekeye dahil taşınmazlar üzerinde yapılacak işlemler bakımından mülkiyet yapısı önem taşımaktadır.
Elbirliği mülkiyetinin devam ettiği durumlarda mirasçılardan birinin diğer mirasçılardan bağımsız olarak taşınmazın tamamını satması kural olarak mümkün değildir.
Ancak mirasın paylaşılmış olması, paylı mülkiyete geçilmiş olması veya belirli paylar üzerinde tasarruf edilmesi gibi durumlarda hukuki değerlendirme değişebilir.
Bu nedenle “mirasçılardan biri tek başına satış yapabilir mi?” sorusunun cevabı tapu kaydı ve mevcut mülkiyet yapısı incelenerek verilmelidir.
Miras kalan taşınmazın paylaşılması ile tapu iptal ve tescil davaları birbirinden farklı hukuki konulardır.
Ancak bazı durumlarda miras bırakanın sağlığında gerçekleştirdiği taşınmaz devirleri nedeniyle mirasçılar arasında uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Örneğin miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış yapılmış gibi devrettiği iddia ediliyorsa muris muvazaası gündeme gelebilir.
Muris muvazaası ve diğer nedenlere dayanan tapu uyuşmazlıkları hakkında ayrıntılı bilgi için “Tapu İptal ve Tescil Davası Nedir? Nasıl Açılır?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/tapu-iptal-ve-tescil-davasi-nedir-nasil-acilir-ankara-gayrimenkul-avukati-2026
Mirastan Mal Kaçırma Varsa Ne Yapılabilir?
Miras bırakanın sağlığında yaptığı bazı taşınmaz devirleri, ölümünden sonra mirasçılar arasında uyuşmazlığa neden olabilir.
Özellikle bir taşınmazın görünürde satış işlemiyle devredilmesine rağmen gerçekte bağış yapılmış olduğu ve işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı iddia ediliyorsa muris muvazaasının şartlarının incelenmesi gerekebilir.
Bu konuda ayrıntılı bilgi için “Muris Muvazaası Nedir? Mirastan Mal Kaçırma Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/muris-muvazaasi-nedir-mirastan-mal-kacirma-davasi-nasil-acilir-2026
Saklı Pay İhlal Edilmişse Ne Olur?
Miras uyuşmazlığının yalnızca taşınmazın paylaşılmasından kaynaklanmadığı durumlar da bulunmaktadır.
Miras bırakanın yaptığı kazandırmalar sonucunda saklı paylı mirasçıların kanunen korunan miras haklarının ihlal edilmesi hâlinde tenkis davası gündeme gelebilir.
Tenkis davasının şartları ve saklı pay ihlalinin değerlendirilmesi hakkında ayrıntılı bilgi için “Tenkis Davası Nedir? Saklı Pay İhlalinde Tenkis Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/tenkis-davasi-nedir-sakli-pay-ihlalinde-tenkis-davasi-2026
Saklı paylı mirasçıların kimler olduğu ve saklı pay oranları hakkında ayrıntılı bilgi için “Saklı Pay Nedir? Hangi Mirasçıların Saklı Payı Vardır?” başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
https://www.ispakhukuk.com/blog/sakli-pay-nedir-hangi-mirascilarin-sakli-payi-vardir-2026
Ankara'da Miras Kalan Taşınmazların Paylaşılması
Ankara'da miras kalan konut, arsa, tarla ve iş yerleri üzerinde birden fazla mirasçının hak sahibi olması nedeniyle çeşitli uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle Çankaya, Etimesgut, Sincan ve Yenimahalle'deki taşınmazlar bakımından mirasçılar arasında satış, kullanım ve paylaşım konularında anlaşmazlık yaşanması mümkündür.
Bu uyuşmazlıklarda öncelikle tapu kayıtlarının, mirasçılık belgesinin, miras paylarının ve taşınmazın mevcut mülkiyet durumunun incelenmesi gerekir.
Uyuşmazlığın sebebine göre mirasın paylaşılması, ortaklığın giderilmesi, muris muvazaası, tapu iptal ve tescil veya tenkis gibi birbirinden farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu nedenle uygulanacak hukuki yol somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Mirasçılar anlaşabiliyorsa taşınmazın paylaşılması konusunda birlikte hareket edebilirler. Anlaşma sağlanamaması hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesine ilişkin hukuki yollara başvurulabilir.
Bir mirasçının paylaşmaya karşı çıkması, diğer mirasçıların kanuni şartlar çerçevesinde paylaşma talep etmesini tamamen engellemez.
Mirasçıların anlaşarak gerçekleştireceği satış mümkün olmayabilir. Ancak şartların bulunması hâlinde ortaklığın giderilmesine yönelik hukuki süreç gündeme gelebilir.
Kural olarak paylaşmayı isteme hakkına sahip bir mirasçı veya paydaş, diğer hak sahiplerinin tamamının rızası bulunmasa dahi kanundaki şartlar çerçevesinde hukuki yola başvurabilir.
Taşınmazın aynen paylaşılması mümkün değilse ve ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilirse satış süreci gündeme gelebilir. Satışın nasıl gerçekleştirileceği dosyanın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre değerlendirilir.
Mirasçıların anlaşması ve gerekli hukuki işlemlerin gerçekleştirilmesi hâlinde taşınmazın belirli bir mirasçıya bırakılması mümkün olabilir. Diğer mirasçıların haklarının nasıl karşılanacağı paylaşım kapsamında belirlenebilir.
Uyuşmazlığın sebebine göre hukuki yol değişir. Sorun yalnızca ortak mülkiyetin sona erdirilmesi ise ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir. Murisin sağlığındaki muvazaalı devir iddiasında muris muvazaası; saklı pay ihlalinde ise tenkis davası söz konusu olabilir.
Miras kalan bir taşınmazın paylaşılması, mirasçıların anlaşması hâlinde daha kolay şekilde gerçekleştirilebilir. Ancak mirasçılardan birinin satış veya paylaşmaya karşı çıkması, taşınmazın tek başına kullanılması ya da miras bırakanın geçmişte gerçekleştirdiği devirlere itiraz edilmesi hâlinde uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.
Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamaması durumunda şartlarına göre mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulabilir. Bunun yanında muris muvazaası, saklı pay ihlali veya tapu kaydına ilişkin farklı bir sorun bulunması hâlinde başka dava türlerinin değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle miras kalan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklarda tapu kayıtları, mirasçılık durumu, terekenin kapsamı ve tarafların talepleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.
Merhaba! 👋 İşpak Hukuk Bürosu'na hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabilirim?
ŞimdiHızlı Sorular: